GİRİŞİMCİLİK DÜNYASINDA KURU PASTA VE KONUŞMALARIN ROLÜ
GENEL

GİRİŞİMCİLİK DÜNYASINDA KURU PASTA VE KONUŞMALARIN ROLÜ

“Girişimcilik ekosistemini sürekli kuru pasta, çay ve seminer ile geliştirmezseniz.”
Kuru pastalardan bıkmış girişimci arkadaşlarımızdan sıklıkla duyduğumuz bir eleştirinin özetidir bu cümle. Girişimcilik faaliyetlerinin konuşma, yeme-içme ve eğitim faaliyetlerinden oluşan bir döngüye girdiğinden şikayet edilir. Hackathonlar uyku tulumu, pizza, kahve ve gece seminerleri bu süreci biraz daha uygulama tarafına yaklaştırmış olsa da yeterli olmamıştır.
Bu kısa yazıda önemsiz gözüken kurupasta, çay ve seminer üçlüsünün aslında girişimcilik ekosistemi için ne kadar önemli olduğunu anlatacağım. Ekosistem veya topluluk dediğimiz olguyu “Graf Teorisi” üzerinden inceleyelim. Ben yakın zamanda girişimci dostum Onur Mat ile rekognize.io platformunu kullanarak Viveka`nın Twitter adresinin sosyal ağını çıkarmıştım. Dolayısıyla sosyal ağları açıklamak için çok az da olsa Graf teorisinden bahsetmek gerekiyor.
Graf teorisinin kaynağı, Leonard Euler tarafından ortaya atılan “Könisberg Teorisi”nin 7 köprüsüne dayanır. Problem şudur: Yerel halk aynı köprüyü 2 defa geçmeden tüm şehri gezmenin imkansız olduğunu iddia eder. Euler, bu problemi çözemez ancak çözümün neden imkansız olduğunu ispatlar. Bir köprünün başlangıç noktası diğerinin çıkış noktasına bağlanmalıdır. Verilen problemde rotanın tamamlanması ancak ve ancak başlangıç noktası ve bitiş noktası birleşmesi ile mümkündür. Bunun için de köprü sayısının çift sayılı olmalıdır. Ancak köprü sayısı 7’dir.
Graf teorisine göre noktalar (adalar) ve çizgiler (köprüler) birbirine bağlanan bir ağ kurar. Sosyal ağ analizleri de işte bu nokta ve çizgilerin bağlantı sayısı, bağlandıkları noktaların ağırlıkları ve merkezde bulunan bir noktadan sistemin en uç noktasına kaç aracı ile gittiğine bağlı olarak analizler sunar.
Sosyal ağlarda her bir noktadan çıkan bağlantı tekrar aynı noktaya bağlanıyorsa birbirine bağlı bir ilişki oluşur. Herkesin birbirine bağlandığı bu gruplar da toplulukları oluşturur. Topluluklar, sınırlı vakitlerini öncelikli olarak birbirlerinin ilişkilerini beslemek için kullanır. Örneğin, üniversite hayatı sırasında çalışmak için saklandığınız bir kafe masasının mesajlarla bir anda arkadaşlarınızın baskınına uğraması rastlantı değildir. Vakit havuzu geniştir ve ilişki ağı güçlü ve sıkıdır. Ayrıca, zayıf bağlarınız da mevcuttur. Örneğin, bir sömestr ders aldığınız cebir dersi hocanız sizin için zayıf bir bağdır. Birbirinizi tanıyorsunuzdur; ancak, ilişki geliştirmenizi gerektirecek bir senaryo yoktur. Kısacası “tanıdıklar” sınıfında kişilerdir. Mezun olduktan sonra zaman havuzu daralır ve mesafeler artar. Artık rastlantısal buluşmalar yerine buluşmalarınızı takvime yerleştirmek durumunda kalırsınız. Kısacası, topluluklar, birbirlerinin ihtiyaçlarını görür ve takip eder. Ancak kafede bir yan masada oturan başka bir topluluğun, fiziksel olarak yakın olsa bile, ihtiyaçlarını görmez ve duyamazsınız. Bu bir tercihtir. Son dönemde sanal sosyal ağlar da güç kazanmaktadır. Hiç yüzyüze görüşmediğiniz bir Slack grubu üyesi bile size yakın gelebilir. Çünkü siz topluluk mensubusunuzudur ve ortak deneyim paylaşıyorsunuzdur. Mesleki topluluklar da bundan farksızdır. Şirketinizde veya mensubu olduğunuz Whatsapp grubu sizi olan biten hakkında güncel tutar. Mensup olduğunuz topluluk, merkeziyet, zayıf ve güçlü bağlar sizi bir ekosistemin parçası yapar.

Girişimcilik Ekosistemi

Yeni kurulan bir girişim, geliştirdiği teknolojiyi ticarileştirmek için müşterilerle ilişkisini geliştirmeli, tedarikçiler ile tanışmalı yeni müttefikler edinmelidir. Girişimcilerin teknoloji ticarileştirme adına yaptığı faaliyetler, aslında, sistemli olarak bir sosyal ağın içine dahil olmaktır. Pazar dediğimiz olgu ise kompleks bir sosyal ağdan farksızdır. Bazı sosyal ağlara geçiş kolaydır. Rastlantısal tanışmalar bile sizi bir sosyal ağa dahil edebilir. Bazı sosyal gruplar ise kapalı ve sıkıdır. Referansla, kabul görecek hareketle veya sıkı yoklama dahil olabilirsiniz. Aklınıza kurgusal oluşumlar gelmesin. Örneğin, kitap kulübüne dahil olmak için kitap okumalısınız.  Bu kadar basit. Girişimler yeni kuruldukları için çoğu zaman bulundukları pazarın dış çeperinde zayıf bağlara sahiptir. Ticari meşruiyet kazanmaları için güçlü bağlarını artırarak pazarın merkezine doğru ilerlemelilerdir.
İşte bu yüzden, girişimci, mensubu olmadığı sosyal ağlara dahil olabilmek için çevrenin dışına çıkma ve yeni bağlantılar kurma ihtiyacı duyar. Bu ihtiyaç gözlemlediğim kadarıyla iki türlü olmaktadır. Derinlemesine büyüyen topluluklar belirli bir hiyerarşi yapısında ve deneyim arttıkça topluluk merkezine ulaştığınız bir tür deneyime tabanlı kapalı gruptur. Bu topluluklarda bilgi gücün kaynağıdır ve topluluk merkezine ulaştıkça daha yetkin bağlantılarla daha güçlü bağlar kurarsınız. Yatay düzeyde büyüyen topluluklar ise farklı deneyim alanlarında farklı topluluklardan oluşur.

Destek Programları

Girişimcilik etkinlikleri geçici bir sosyal topluluk kurar. Bu etkinlikler, sosyal topluluğun rahatlayıp birbirleri ile bağ kurması için atmosferi kurgular. Seminerler ise bilgi hiyerarşisi yüksek kişilerin geçici kurulan sosyal topluluğa dahil olmalarını sağlar. Unutmayın, bilgi güçtür böylelikle onlar da kendi düşüncelerini ve bilgilerini yaygınlaştırma fırsatı yakalar. Dolayısıyla, siz de bu kişilere erişebilirsiniz. Çay rahatlatır böylelikle farklı topluluklar birbirleriyle kaynaşır ve daha rahat bağ kurarsanız. Kuru pasta ise şekerinizin düşmesini engeller. 🙂
Girişimcilik etkinlikleri, geçici bir sosyal ağ kurarak normal bir girişimcinin çevresini geliştirmek için harcaması gereken vakti ve kaynağı azaltarak ticarileşmesine yardımcı olur. Etkinliklere bu bilinçle ve beklentilerinizi önceden belirleyerek katılırsanız bu süreç size hiç yabancı gelmez. Meet-upların, buluşmaların, seminer ve konferansların amacı budur. Fayda sağlaması tamamen sizin beklediğiniz çevre ile uyumunuza bağlıdır.
Erken aşama girişimciler olarak çevrenize yaptığınız yatırım ticarileşmek için yapabileceğiniz en iyi şeydir. Küçümseyin, sadece beklentilerinizi ve gideceğinizi etkinliği doğru seçin.
Bu hafta Ankara`da yaratıcı ve girişimcilik alanlarında etkinlik düzenleyenler ile bir araya geleceğiz. Kuru pasta yerine simit ve çay olacak. Birbirimizi daha iyi tanıyacağız ve yerine göre zayıf veya güçlü bağlar kuracağız.

Viveka’nın Sosyal Ağ Kümesi

2.yazıda, sizlere girişimcilik ekosisteminde kullandığımız ağ analizinde neler keşfettiğimizi özetleyeceğim.

Author Info

M. Emin Okutan