GÜN 5: BEN BİR ŞEHRE AŞIK OLDUM
GİRİŞİMCİLİK

GÜN 5: BEN BİR ŞEHRE AŞIK OLDUM

Niye bilmiyorum ama Burlington beni acayip içine çeken bir şehir oldu. Ortasındaki devasa ve muhteşem güzellikteki göl, yemyeşil, huzurlu ama dinamik bir şehir… Ortağım Emin Okutan’ın benzetmesi gibi tam bir Hobbit şehri ve gerçekten bunu size hisettiriyor… :) Tabi bunların yanında güzel insanlar ve gelişen teknoloji ve inovasyona olan ilgi de cabası…
10436011_10152295649432308_8929184414585027168_n-2
5. yazı olan Gün 4 yazımda da bahsettiğim gibi bu şehirde inovasyon ve yeniliğe ciddi bir ilgi var. Bu kapsamda yaptığımız ilk ziyarette bölgenin en büyük üniversitesi olan Burlington Champlain College’ın içinde yer alan Emergent Media Center.
Bu merkezle ilgili söyleyeceğim ilk söz tüm üniversitelerimizi kızdıracak ancak şu üniversitenin yaptığı girişimcilik ve inovasyon yatırımını herhangi bir karşılık beklemeden Türkiye’de hiçbir üniversite henüz yapmadı. Şimdi diyeceksiniz ki teknoparklar… Teknoparkların amacı ile bu merkezin amacı tamamen farklı. Ve isterseniz burada uzun uzun bunu tartışmayalım ama en basitinden teknoparklarda büyük şirketlere çalışma ofisleri, vergi muafiyetleri ve girişimciler dahil herkesten bir kira bedeli alan bir kurguya sahip teknoparklara yapılan yatırımla bu merkeze yapılan yatırım farklı amaca hizmet ediyor. O yüzden üzgünüm ki Türkiye’de hiçbir üniversitenin “sosyal girişimcilik” temelinde ve belki hatta “girişimcilik” temelinde böyle bir yatırımı henüz yok. Ancak bu yapıyı örnek alacağını düşündüğüm ve yakın zamanda bu yatırımları yapacağını düşündüğüm 3-4 üniversite var. İsmi bende saklı kalsın, destek isterlerse de seve seve yardımcı olurum:)
Peki nedir bu Emergent Media Center?
IMG_2944
Emergent Media Center Champlain College tarafından “doing good” misyonuyla pozitif ve sosyal etki yaratacak yeni medya projeleri üretmek üzerine kurulmuş bir merkez. Sosyal sorunlara çözüm üretmek için kurulan merkezin içinde sadece IT çalışma alanı ile sınırlı değil, bir de Maker Space bulunuyor. Böylece farklı disiplinlerden gençlerin bir arada çalışmasına olanak yaratılmış oluyor. Bu merkezden özeneceğimiz ve öğreneceğimiz şeylerin listesi oldukça uzun. Merkezde 6 full-time, 3 part-time çalışanla birlikte projelere göre, öğrenci sayısı değişiklik gösteriyor. Merkezde görevli bu personel proje ve ürünlerin geliştirilmesinde değil, müşteri ilişkileri, merkezin idari işleri ve projelerin yönetimi kısmında görev alıyorlar. Tabi ki öğrencilerin takıldığında onlara “hoca” veya “danışman” olarak destek olma görevlerini de yerine getiriyorlar. Merkezde geliştirilen tüm proje ve ürünler Champlain College öğrencileri tarafından geliştiriliyor ve pazara sunuluyor.
1654409_10152295647157308_5206354828413704014_n
Dediğim gibi, projelerde öncelikli hedef sosyal bir sorunu, durumu çözmek ve etki yaratmak. Proje seçimlerinde buna özen gösterirken, müşteriden gelen projelerde çoğunlukla bu hedef doğrultusunda olan projeler. Müşteriden gelen projeleri öğrencilerin geliştirmesiyle hayata geçiren merkez aynı zamanda iyi bir iş modeline imza atmış. Yaratılan bu kaynakla merkezin kendini döndürmesi sağlanıyor ve öğrencilerin çalışması için daha iyi koşullar yaratılıyor. Öğrenci kaynağı konusunda geniş havuzu olan merkez hem proje hem de bir ürün şirketi şeklinde çalışarak dengeli bir model oturtmuş durumda.

Merkezde tamamlanan projelerden biri Cystic Fibrosis Game; bu oyunda kistik fibrozis yani solunum yetmezliği yol açan bir rahatsızlık olarak tanımlayacağımız rahatsızlığı yaşayan çocukların nefes egzersizi yaparak soluk alıp/verme fonksiyonlarını geliştirmek üzerine kurgulanmış. Bir dijital solunum ölçer ile oyunu oynayan çocukların egzersiz yaparak solunumlarını geliştirmesi ve bunu yaparken de oyun oyanyarak bunun bir sağlık sorunu olduğunu çok fazla düşünmemeleri sağlanıyor. Konuyla ilgili bir makaleye linktenulaşabilirsiniz.
IMG_2936
Merkezde geliştirilen bir diğer oyun ise America’s Army. Kendilerini bunu bir savaş değil, askeriye de etik öğretmek için kurgulanmış bir oyun olarak vurguluyorlar. Oyunu oynamadığım için bu konuda yorum yapmayacağım. İncelemek isterseniz diye linkiburaya bırakıyorum. Merkezde geliştirilen ve en çok etki yaratmış oyunlardan biri de Breakaway oyunu. Breakaway oyunu en çok oyuncuya ulaşmış oyunlarından biri ve bu oyunda kadına yönelik ayrımcılık ve şiddete karşı insanların bilinçlendirildiğini söylüyorlar mı? Nasıl mı? Siz oynamadan anlatamayız, yakında bu oyunu Türkiye versiyonu için de birşeyler yapıyor olacağız, o zaman birlikte daha iyi deneyimleriz.:)

Merkezin Maker Space bölümünde yapılan işler için birer sanat eseri diyebiliriz, aşağıda bazı görüntüleri paylaşıyorum. 3D Printer ile yaptıkları bir çok ürün gerçekten inanılmaz detay ve güzelliklere sahip. 3D Printer ile aşağıda gördüğünüz ürünlerin çoğu da öğrencilerin hobi olarak merkezde geliştirdikleri prototipler. Evet hobi olarak üniversite öğrencilere bu imkanı veriyor ve öğrenciler hobi olarak bunları geliştiriyor.

IMG_2910
Etkileyici değil mi? Aynı zamanda bu merkezde tanıştığımız öğrencilerin özgüveni ise ABD’de bu işin neden daha iyi olduğunu sanırım tekrar gösteriyor. Öğrenciler bize inanılmaz bir özgüven, sunum yeteneği ve açıklayıcı şekilde ne iş yaptklarını anlattılar. Sanıyorum bu konuda kendimizi geliştirmemiz gerekiyor. Özgüven sahibi olarak, laf salatası yapmadan, net noktalara değenirek ne iş yaptığımızı insanlara anlatan girişimciler olmalıyız.
Bir de böyle bir merkezi açacak biriyseniz aklınıza bu öğrencileri nasıl buluyorlar gibi bir soru gelebilir. Onu da hemen açıklayayım; profesyonel bir şirket olarak burada işlemlerini götürüyorlar. Kariyer merkeziyle merkezde çalışmak isteyen öğrenciler için bir havuz oluşturmuş durumdular. Gelen projelere göre bu havuzdan öğrencileri merkeze davet ediyor ve hepsiyle birebir mülakat yaparak onları değerlendiriyorlar. Dönem içinde de seçtikleri öğrenciler projede çalışmaya başlıyor ve Emergent Media Center ekibinin yönetimi, öğrencilerin teknik geliştirmesiyle projeler hayata geçiyor. İhtiyaç halinde ise, yani havuzda istenen yetenekte bir öğrenci olmadığında ise çağrıya çıkarak üniversiteden başvuru topluyorlar. Yani tıpkı profesyonel bir şirket gibi. Bu noktada bölgedeki diğer 2 üniversiteden öğrenci alıp almayacaklarını sorduğumda ise; böyle bir kuralları olmadığını, merkezin kapılarının herkese açık olduğunu söylediler ve Champlain College’in ise yeterli kaynağı olduğunu şu ana kadar başka üniversitelerden birini çağırmaya ihtiyaç duymadıklarını da eklediler.
IMG_2922
Kısacası Champlain Collage hem Maker Space hem de ilgilendiği alanlara bakılıdığında farklı bir modelle öğrencilere hem girişimcilik hem de sosyal sorumluluk bilinciyle proje geliştirmeyi öğretiyor. Bunu yaparken başlangıçta yaptıklarım yüksek yatırımın karşılığını almak için de iyi bir iş modeli bulmuş durumdular. Sponsorluk ve hizmet bedeli karşılığında yaptığı işlerle merkezleri döndürürken öğrencilere de çok özel bir deneyim sunuyorlar. Umarım Türkiye’de de yakın zamanda bu tür merkezler üniversite ve özel sektör işbirliği  ile hayata geçer. Hem bizim hem de bulunduğumuz bölgenin böyle bir ihtiyacı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Günün 2., son ve uzun toplantısı ise CCTV ile gerçekleşti. Açıkcası beni çok heyecanlandıran bir toplantı olmadığı için bir kaç küçük noktayı ve o merkezde programdaki diğer arkadaşlarımla yapılan yayını paylaşacağım. Buyrun linkten bu yayına erişebilirsiniz. Biraz uzun da olsa aslında ABD hariç dünyanın her yerinde aynı sorunlarımız olduğu ve ABD dahil gerçekten bu işi yapan ve bilenlerin aynı bakış açısıyla baktığını bu videodan görebilirsiniz. Dediğim gibi biraz uzun ama dünyayı dinlemek için biraz vakit ayırabilirsiniz sanırım:)

CCTV için tamamen kar amacı gütmeyen bir şekilde kurulmuş bir televizyon kanalı ve medya kuruluşu diyebiliriz.
10580214_10152295651212308_8144245745580590709_n
Vermont ve özellikle Burlington oldukça fazla göçmenin yaşadığı bir bölge ve kendileri bunu şu şekilde açıklıyor; demokratların yoğun olarak yaşadığı bir bölge olduğu için yabancılar burda kendilerini daha rahat ve huzurlu hissediyorlar. Demokratların bu konuda cumhuriyetçilerden daha açık olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Peki CCTV’yi anlatırken bu konuya niye girdim? Şöyle ki; CCTV özellikle bölgedeki göçmenlerin sıkça kullandığı bir merkez ve kendileri bu merkeze gelerek istedikleri programı yaparak yayında yer almak için başvurabiliyorlar. Merkezdeki tüm donanımlar, tüm yazılımlar ve tüm sistemler herkesin kullanımına açık. Tabi ki merkez çalışanlarından belirli eğitimler aldıktan sonra onların da desteğiyle bu programları yapabiliyorsunuz. Röportajlar, tartışma programları, tanıtım programları vb. aklınıza gelen her türlü yayın için açık bir merkez. Genelde yerel olmak üzere bir çok kanala bu yayınları gönderiyorlar ve eyalet yasası gereği kanalların belirli kotalarını bu tür yayınlara ayırması gerekiyor. CCTV’de de Vermont eyaletindeki bir çok kanaldan oldukça iyi yayın süreleri alarak yayınlarını yapıyorlar.
10570276_10152295652272308_530312504892247283_n
Bununla birlikte kendi işlettikleri kanallarda da bu yayınlara yer veriyorlar. Tam olarak bir sosyal girişimcilik olan bu iş gerçektne gönüllülük motivasyonun yüksek olduğu insanlar tarafından yapılıyor.
Bu merkez maddi kaynağını ise bağışçılardan topladıkları bağışlarla oluşturuyorlar. Bu bağışları ise “aldık, tamam” diyip işin içinden çıkmıyor, tüm bağışçılarına düzenli scorecard ile kanaldaki gelişmeleri bildiriyorlar. Kaç kişinin eğitim gördüğü, program yaptığı, yayınlanan reklamlardan gelen kazançları vb. bilgilerle hazırladıkları scorecardlarla ilei bağışçılarından tekrar bağış toplamayı başarıyorlar. Kısacası insanlar bağış yapıyorlar ancak yaptıkları bağışın da etkisini görmek istiyor ki tatmin olduğunda bir kez daha bağıış yapsın.
Burlington gerçekten çok özel ve huzurlu bir şehir ve burda geçen 2 günün sonunda şu 3 noktayı özellikle farkettim. Öncelikle üniversite ve özel sektörün “kuluçka merkezi” açmak konusundaki işbirliği sayısını ve işbirliği modellerini arttırmamız gerekiyor ki Emergent Media Center’daki gibi bir çok farklı model mevcut. Metrik ve ölçümleme “sosyal girişimcilik” de de çok çok önemli ve bu metrikleri iyi belirleyerek takip etmeliyiz. “Attığımız taş ürküttüğümüz kurbağaya değiyor mu? sorusunu sürekli sormalıyız. “
Ve son olarak Burlington; istediğiniz işi, yaşamak istediğiniz şehirde -tabi istediğiniz huzurlu ve sakin bir şehirde yaşamaksa- yapmanızı sağlayan bir şehir. İş fikriniz neyse buna uygun yetenekleri bulabilir, yatırımcı ve kaynaklara rahatlıkla erişebilirsiniz. Burlington bile bu küçücük yapısıyla buna izin veriyor, hatta belki bizim ülkemizin tamamından daha çok izin veriyor diyebiliriz. Burlington gibi küçük bir şehirde bile 2 günde gördüğüm bir çok fırsat yine bana aynı soruyu sordurttu; Biz niye kendi şehirlerimizde bu istihdamı yaratmıyor, insanların istediği şehirde istediği işi bulması için olanakları daha da arttırmıyoruz. Onun yerine gidip 1 şehre tüm sistemi sıkıştırmaya çalışıyoruz? Gerçekten bu soruya mantıklı bir açıklama getirebilecek var mı? İlerleyen yazılarda da bu soruyu tekrar soracağımı düşünüyorum.

Author Info

N. Barış Okur

“Your idea is not original trust me! You have to cultivate that idea let it grow and more important make sure it survives. For that reason be a worker before being a boss!”