GİRİŞİMCİLİK İÇGÜDÜLERİNİZE TERS
GİRİŞİMCİLİK

GİRİŞİMCİLİK İÇGÜDÜLERİNİZE TERS

Evet eğer birşeyleri doğru yaptığınızı “hissediyorsanız” tekrar düşünün! Çünkü Paul Graham girişimciliğin içgüdüsel olmadığını öneriyor…

Paul Graham ile tanışmıyorsanız tanışın. Y Combinator hızlandırıcı ve  çekirdek fon programının kurucusu… Felsefe mezunu ve kendi tabiriyle “hacker”… 90`ların sonunda geliştirdikleri Viaweb uygulamasını Yahoo`ya satarak startup dünyasına adım atıyor.
Paul Graham felsefe eğitimi nedeniyle düşünce yapısı çok kuvvetli ve çok başarılı makaleler yazıyor. Ekim ayında çıkan en son çıkan makalesi ise biz girişimciler için çok ilginç saptamalarda bulunuyor. Sizin için ben de bunları örnekleriyle kaleme aldım, buyrun:

A)Eğer içgüdülerinize güvenirseniz hata yapma olasılığınız yüksek.
Örneğin yemek tariflerinin bulunduğu bir uygulama yapmak ben dahil olmak üzere beraber çalıştığımız ekibe çok cazip gelmişti. İçgüdüsel olarak bunun bir ihtiyaç olduğuna inanıyorduk. Ancak katıldığımız bir yuvarlak masa (roundtable) toplantısında gerçekle yüzleşmek zorundaydık. Yemek tarifleri çok yaygın bir veriydi. Google`dan aratıp bulabileceği bir bilgi için app store gidip uygulama satın alma ihtimali düşüktü. İçgüdülerimize ters düşen bir önermeydi.
Bu yüzden mentorship toplantıları çok önemli! :)

B)Girişimcilik konusunda bilgili olmak sizi iyi bir girişimci yapmaz.
Girişimcilik süreci boyunca endişelerimizi dindirmek için bir çok eğitime katılıyoruz ve kitap okuyoruz. Bir noktaya kadar yardımcı olduğunu düşünüyorum. Paul`un önerisi şu : “İnsanların istediği bir şey yapın!” Bu durumda “insan”ları yakından tanımak “yap”mayı öğrenmek girişimcilik konusunda eğitim almaktan daha öncelikle bir hale geliyor. (Zaten Viveka`da verdiğimiz eğitimi bu yüzden uygulama yönüne ağırlık veriyoruz…)

Kullanıcılarınızı ve teknolojinizi çalışın! :)

C)Kısa-yolculuk…
Paul “Gaming the system” olarak tanımlamış. Ben kısa-yolculuk olarak tanımlıyorum. Oyunun kurallarına uymak ve kısayollar peşinde koşmak. Sosyal medya kampanyası mı yapmamız gerekiyor? Kullanıcı satın alalım. İçerik sitesini büyütmemiz mi gerekiyor ? Bot yazıp başka sitelerden toplayalım. Bu tür yaklaşımlar ve ufak kurnazlıklar bizi ilerlettiğini yadsıyamayız. Ancak yine gerçekten büyümeyi getiren soruya cevap vermiyor. “İnsanların istediği bir şey” yapmıyorsunuz, sadece piyasaya ve çevreye başarı algısı yaratıyorsunuz. Bu da bizim maalesef diğer sorunumuz olan sürdürülebilirlik problemine işaret ediyor.

Bazı kullanıcıların bazen kandırabilirsiniz. Tüm kullanıcıları her zaman kandıramazsınız! ????

D)Girişimcilik hayatınızı ele geçirir.
Atılım Üniversite ile beraber yaptığımız “Girişimcinin Atılımı” sertifka programındaki ilk dersimizde, ortağım Barış Okur katılımcılara neden girişimci olmak istediklerini sorduğunda; “Özgürlük, kendi işimin patronu” gibi cevaplar alıyor. Çünkü içgüdüsel olarak kendi kurduğunuz işin kurallarını kendinizin koyduğunu düşünüyorsunuz.
Girişimcilik zamanla özel hayatınızı da yutuyor. Artık özel hayatınız kendi kurduğunuz girişimcilik teknesinde süzülüyor. Düğün haftanızda e-bülten hazırlarken, doğum haftanızda yatırımcı görüşmeleri sürdürürken, bayramın 2. gününde mesai yaparken bunu düşünün. Bunu gerçekten çok seven bir insan yapıyor olmalı… :)

Girişimcilikte özgürlük serbestlik değil kendi yolunu çizme özgürlüğüdür! ????

E)Girişimcilik zordur…
Rekabetçi kişilik özellikleri zorlukları sever. Lisede ders notlarını paylaşmayan veya 100 üzerinden 92 aldığı için hocanızın kapısına dayanan arkadaşlarınızdan bunu görebilirsiniz. Bu size anlamsız gelebilir ancak o insanlar için 92 ile 95 arasındaki bedel kusursuzluk hedefleyen bir birey için çok büyüktür. Ancak benim gibi 70ler ile 80 arasında süzülüyorsanız tuttuğunuz skor sadece bir harf notunu tutturmak içindir. Çünkü kusursuzlukla ilgilenmiyorsunuzdur… :)
Rekabetçi kişilikler için girişimcilik daha büyük bir iddiadır ve aynı hevesle sonuç almak isterler. Ancak girişimcilik tıpkı hayatta olduğu gibi net bir cetvel ölçüsü olmayan ve test tekniği gibi ezberleyip geçebileceğiniz bir süreç değildir. Bir sürü deneme-yanılma ve bu öğrenme süreci içerisinde hayatta kalma, ayakta tutma ve hızla büyüme döneminden oluşur.

Bu yüzden girişimcilik için başarı formülü bulmak ve önermek çok zorken başarısızlık formülü gayet kolaydır :)

Maddeleri Paul Graham`ın yazısından aldım ve kendi yorumlarımı ve örneklerimi katarak size bizim gözümüzden de durumu aktarmaya çalıştım… Yine de yazının tamamını da okumanızı tavsiye ediyorum; http://www.paulgraham.com/before.html

Ve son olarak, düşünmeniz için bir soru: “İnsanların sevdiği şeyleri yapmak için ne öğrenmek gerekiyor?”

Author Info

M. Emin Okutan

No one on earth enthuses and listens to your business ideas like he does. “Read and observe complex issues but understand simple and talk simple.”