ERİC RİES VE
GİRİŞİMCİLİK

ERİC RİES VE "GİRİŞİMCİNİN YOLU" (STARTUP`S WAY) KİTABI ÜZERİNE

Bu yazı Eric Ries`ın 17 Ekim 2017 yılında yayınlanan “Startup Way” kitabının ön değerlendirmesidir.

Çalıştığımız bütün girişimcilerde aradıklarımızı iki başlıkta özetleyebilirim : mevcut performansları ve gelecek potansiyelleri.İşlerini ilerletmeye başlayan girişimcilerle konuştukça ülkemizin bulunduğu rekabet koşulunun ne kadar ağır olduğunu daha iyi anlıyorum. Bir tarafta yüksek performansa sahip Asya ülkeleri; diğer taraftan yüksek potansiyele yatırım yapan gelişmiş ülke ekosistemleri. Girişimcilerimiz, bir yandan, bir Asya firması kadar üretken ve güçlü bir değer kanalına dahil olmaya çalışırken bir yandan da Avrupa’da ve ABD’de yüksek potansiyele yatırım yaparak rakiplerine karşı avantaj kazanmaya çalışıyorlar. Bizde ise varlık olarak cumhuriyetin mirası olan kapsayıcı yüksek eğitimli insan kaynağı ve üretime dayalı ekonomi deneyimi var.

Harvard’da ders veren Deborah Hughes Hallett 1982-1984 yıllarında Türkiye’de ODTÜ’de ders vermeye geldiğinde, mühendislik fakültesinde kadın oranının ABD`den yüksek olduğunu görmüş. Öğrencilerden birine sebebini sorduğunda;

“Benim geldiğim kasabada eğitim almama lüksümüz yok. Babam, kim derslerinde başarılı olursa ve iş olanağı sağlayacaksa, cinsiyetine bakmadan okutmaya gayret eder. Başka türlü geçinemeyiz”

Sahip olduğumuz cumhuriyet kültürü kapsayıcılık açısından startup kültürüne ne kadar yakın öyle değil mi?

Girişimcilerimiz ellerindeki kaynaklarla en iyi potansiyeli ortaya çıkarmak zorunda. Girişimcilik alanıyla bir şekilde ilginiz varsa, Eric Ries`a ait “Yalın Girişimci” kitabına veya özetini dinlediğiniz bir derse mutlaka rastlıyorsunuz. 2000 yılına kadar teknoloji balonu oluşmasına sebep olan ve pazar doğrulamasına sahip olmayan birçok şirket yüksek değerleme ile yatırım aldı. Şirketlerin performansından çok potansiyeli değer görüyordu. Bu firmalardan birçoğu da battı ve uzun süre geleneksel yatırımcıların teknoloji alanından uzak durmasına sebep oldu. Bu savurganlık döneminden yaklaşık 9 yıl sonra Eric Ries, deneyimlerinden 2011 yılında “Yalın Girişimi” yazdı. Temel prensiplerini yeniden hatırlayalım :

1-Başarılı olmak için dayandığımız varsayımlar

2-Varsayımları test etmek için minimum viable product. (önprototip)

3-Sahada doğrulayarak ürünü geliştirmek.

4-Geliştir-Ölç-Öğren Döngüsü ile değer önerisini geliştir (Build-Measure-Learn Feedback Loop)

5-Sonuca göre pivot ederek iş modeli değiştir veya mevcut olanı yönet.

Yeni kitap “Startup Way” esinlendiği kaynağı saklamıyor. “Toyota Way to Lean Leadership” kitabı yalın üretimde lider geliştirmenin vasıflarından bahsediyor. Yalın üretim metodunu hatırlamak için 2013 yılında aldığım ders notlarına bakmak zorunda kaldım. Özetle küçük kapsamlı ve ama sık üretim grupları, çok fonksiyon ve beceriye sahip işçiler, düşük envanter ve satışa tamamen entegre olmuş bir değer kanalı yalın üretim yaklaşımını oluşturuyor. Ries, bu son kitabında ise yalın girişim kavramını bir şirketin en küçük “atomu” olarak belirlemiş. Toyota`nın yolu yalın girişimcilik olmuş. Buna ek olarak, startup kültürü ile kurumsal kültür arasında bazı ilginç karşılaştırmalardan bahsediyor. Bunlardan ilginç olan notlar:

  • Girişimcilerin çekirdek fon ve takip eden yatırım sistemleri, aslında sonuç odaklı bir tür inovasyon süreç yönetimi gibi işliyor. Sonuç olan MVP, daha çok kaynak çekmeyi başarıyor büyüyor veya yok oluyor. Böylelikle girişimciler projeleri için daha çok kaynağa ihtiyacı varsa müşteri odaklı çalışmak zorunda kalıyor veya kaynak erişimini kaybediyor. Süreç forecasting, raporlama veya excel cambazlığı ile geçmiyor. (Eric burada enterasan bir benzetme ile buna cambazlık değil “Kabuki Tiyatrosu” diyor) Özetle önce iş sonra excel.
  • İş modelinde pivot kavramına güzel bir hatırlatma yapılmış. Pivot etmek “Vizyonda değişiklik yapmadan stratejide değişiklik” yapmaktır. Bu durumda, vizyon, ürün özelliklerinden ziyade değer önerisine bağlı oluyor. Yakın zamanda çevremizde yaygınlaşan mentor, değerlendirici ve yatırımcı tarafında MVP kolaycılığına karşı güzel bir açıklama. Yüksek teknoloji girişimlerde de MVP yapılabilir ve pivot edilebilir.
  • Deneysellik, risk alma, sorumluluk paylaşma ve sonuç odaklı girişimciliğin ödüllendirilmesinin altı çiziliyor. “Ben vaktimin tamamının fiyat tablosu düzeltmek ile geçmesini istemiyorum. Prototip geliştirmek istiyorum” diye haykıran bir girişimci buna örnektir 🙂 Tüm erken aşama girişimciler için bir soru işaretidir. Önemli olan hangi soru işaretini takip etmeye değerli bulduğunuzdur. Belirsizlik riskini beraber yüklenmektir.

Geri kalanı için kitabı Amazon`dan orijinal dilinden sipariş verebilirsiniz.

Önümüzdeki dönemde pazar belirsizlikleriyle mücadele eden birçok büyük şirket ve kurum (kim bilir belki de devlet) yalın girişim kültürünü benimseyebilir mi? Deneyselliğe açık, risk ve sorumluluk paylaştıran kurumların kaynak kullanımı devasa cazip projelere değil; belirli bir vizyona bağlı, sık aşamalı, sonuç odaklı ürün ve hizmetlere ayrılabilir.

Ben müzmin bir optimist olarak Türkiye`deki birkaç öncü kurumun kültür değişimine katılacağını düşünüyorum. Startuplardan öğreneceklerimiz daha çok somut şeyler var. Önümüzdeki senelerde girişimci yolundan gidenlerin dönemini yaşayacağımızı düşünüyorum. Yüksek performans gösteren kurumlar büyük potansiyellere yatırım yaparsa olur. Büyük potansiyeli olan girişimler yüksek performans gösterirse de olur.

Kitap ile ilgili kısa notlarımı paylaşmaya devam edeceğim.

Author Info

M. Emin Okutan

No one on earth enthuses and listens to your business ideas like he does. “Read and observe complex issues but understand simple and talk simple.”